Denizin Dibindeki “Yeti”: Tüylü Yengecin Keşfi

Yeti yengeci (Kiwa hirsuta), 2005’te Pasifik-Antarktik Sırtı üzerindeki hidrotermal alanlarda keşfedilen sıra dışı bir anomuran kabukludur. Uzun kıskaç ve bacaklarını örten sarımsı-beyaz kıllar nedeniyle “Yeti” lakabını aldı. Keşif yalnızca yeni bir türü değil, daha sonra Kiwaidae adı verilen tamamen yeni bir familyayı da bilim dünyasına kazandırdı.
2005: Alvin ile 2.200 metre derinlikte
MBARI liderliğindeki Easter Microplate seferinde araştırmacılar Alvin denizaltısıyla Paskalya Adası’nın güneyindeki hidrotermal bölgeleri inceliyordu. Mart 2005’te yaklaşık 2.200 metre derinlikte, sıcak sıvıların deniz tabanından sızdığı lav alanlarında 15 santimetre civarında kıllı bir kabuklu gözlendi ve örnek toplandı. Michel Segonzac, William Jones ve Enrique Macpherson daha sonra bu hayvanın bilim için yeni olduğunu belirledi.
Kılların üzerinde bakteriler yaşıyor
K. hirsuta’nın kıskaç, yürüme bacakları ve gövdesinin altındaki setalar yoğun filamentli bakteri toplulukları taşır. 2008’de yayımlanan mikrobiyolojik çalışma bu bakteriler arasında özellikle Epsilonproteobacteria, Gammaproteobacteria ve Bacteroidetes gruplarını belirledi; bazı genler kükürt bileşiklerini kullanabilen kemoototrofik metabolizma potansiyeline işaret etti.
Bakterileri gerçekten “çiftçilik yaparak” mı yetiştiriyor?
İlk keşiften itibaren araştırmacılar K. hirsuta’nın kıllarındaki bakterileri besin olarak kullanabileceğini öne sürdü. Ancak bu tür için bakterileri aktif olarak “ekip biçtiği” ve kollarını sallayarak hidrotermal kimyasallarla sistematik biçimde beslediği doğrudan gösterilmiş değildir. Aktif bakteri çiftçiliği davranışı daha sonra başka bir yeti yengeci olan Kiwa puravida üzerinde güçlü biçimde belgelenmiştir. K. hirsuta için bakterivori olasıdır; ayrıca zarar görmüş midyeleri yediğine dair gözlemler onun fırsatçı/omnivor beslenebildiğini de düşündürür.
Yeti yengeçleri tek bir yaşam biçimine sahip değil
2005’ten sonra Kiwaidae içinde başka türler de keşfedildi. Antarktika’daki Kiwa tyleri hidrotermal bacaların çevresinde yoğun topluluklar oluşturur ve bakterili setaları gövdenin alt yüzeyinde yoğunlaşmıştır. Bu farklılıklar, “yeti yengeci” adının tek bir türün bütün özelliklerini temsil etmediğini ve her Kiwa türünün ekolojisinin ayrı incelenmesi gerektiğini gösterir.



