Balıklar

İki Bin Yıl Boyunca Kimse Bir Yılan Balığının Çiftleştiğini Görmedi


Avrupa yılan balığı (Anguilla anguilla) — üreme biçimi 2 bin yıl boyunca çözülemedi.
Fotoğraf: By Bernard DUPONT from FRANCE – European Eel (Anguilla anguilla), CC BY-SA 2.0, https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=40745254

Aristoteles’in Çözemediği Bilmece

Avrupa yılan balığı (Anguilla anguilla), nehirlerde yıllarca yaşayan ama üremek için denize dönen “katadrom” bir balıktır. Antik Yunan’da Aristoteles, hiçbir yılan balığında yumurta ya da üreme organı bulamayınca, bu canlıların çamurdan kendiliğinden oluştuğunu (spontane jenerasyon) öne sürmüştü. Bu görüş yüzyıllarca sorgulanmadan kabul gördü — çünkü kimse bir yılan balığının çiftleştiğini ya da yumurta bıraktığını hiç görmemişti.

Freud’un Unutulan İlk Araştırması

Yüzyıllar sonra bile gizem hâlâ çözülmemişti. 1876’da, henüz psikanalizle tanınmadan çok önce, genç bir zooloji öğrencisi olan Sigmund Freud da bu bilmeceyle boğuştu; yüzlerce yılan balığını inceleyerek erkek üreme organlarını (testis) bulmaya çalıştı. Aylar süren diseksiyonlara rağmen kesin bir sonuca ulaşamadı — balıkların çoğunun cinsiyetini bile belirleyemedi. Bu başarısız araştırma, Freud’un bilim kariyerindeki ilk hayal kırıklıklarından biri olarak kaldı.

Schmidt’in 18 Yıllık Yolculuğu

20. yüzyıl başında Danimarkalı biyolog Johannes Schmidt, sorunu farklı bir açıdan ele aldı: yılan balığı yumurtalarını değil, en küçük larvaları (leptosefal) aramaya başladı. Atlantik Okyanusu’nu adım adım tarayarak, larvaların büyüklüğüne göre nereden geldiklerini geriye doğru izledi. 18 yıl süren bu çalışmanın sonunda, 1923’te en küçük ve en genç larvaların yalnızca Sargasso Denizi‘nde bulunduğunu ortaya koydu — yılan balıklarının doğum yerini bulmuştu. Ama bir sorun vardı: Schmidt de dahil kimse, orada gerçek bir yetişkin yılan balığı ya da yumurta görmemişti.

100 Yıl Süren Dolaylı Kanıt

Schmidt’in bulgusu bilim dünyasında kabul gördü, ama doğrudan kanıt olmadan bir teori olarak kaldı. Yılan balıkları, Sargasso Denizi’nden Avrupa kıyılarına “cam yılan balığı” evresinde sürüklenir, nehirlerde yıllarca “sarı yılan balığı” olarak büyür, sonra “gümüş yılan balığı”na dönüşüp yaklaşık 5-7 bin kilometrelik ters yolculuğa çıkar. Ama bu son yolculuğun gerçekten Sargasso Denizi’nde bittiğini kimse doğrudan görmemişti.

2022: Uydu Etiketleriyle Nihayet Doğrudan Kanıt

Çözüm, uydu takip etiketlerinin gelişmesiyle geldi. İngiltere Çevre Ajansı’ndan Ros Wright liderliğindeki bir ekip, Azor Adaları’ndan 26 dişi yılan balığına uydu etiketi taktı ve Scientific Reports dergisinde 2022’de yayımlanan çalışmada, bu balıkların gerçekten Sargasso Denizi’ne ulaştığını ilk kez doğrudan kanıtladı — Schmidt’in teorisinden neredeyse 100 yıl sonra.

Hâlâ Çözülemeyenler

Uydu verileri göç yolunu doğrulasa da gizem tamamen çözülmüş değil: Avrupa yılan balığının doğal ortamda çiftleşmesi ve yumurtlaması hâlâ doğrudan gözlenmiş değil. Cinsiyet belirlenmesi de bütünüyle bilinmez değildir; araştırmalar çevresel koşulların, özellikle popülasyon yoğunluğunun, cinsiyet oranını etkileyebildiğini gösteriyor. Yapay olgunlaştırma ve döllenmeyle larva üretilebilse de Avrupa yılan balığının yaşam döngüsü esaret altında henüz tamamen kapatılamadı. Tür IUCN tarafından Kritik Tehlikede kabul ediliyor; göç yollarındaki baraj ve diğer engellerin yanı sıra balıkçılık, habitat kaybı ve bozulması, kirlilik, parazitler, iklim değişikliği ve yasa dışı ticaret gibi baskılar da gerilemeye katkıda bulunuyor.


Kaynaklar

Benzer İçerikler