Wallace'ın dev arısı (Megachile pluto).
Bilimsel Keşifler

Evrim Teorisinin Mimarının Bulduğu Dev: Wallace’ın Arısı

Wallace'ın dev arısı (Megachile pluto)
Megachile pluto, Heinrich Friese’nin 1911 tarihli bilimsel illüstrasyonu. Kamu malı.

Wallace’ın dev arısı (Megachile pluto), bilinen en büyük yaşayan arı türüdür. Dişiler yaklaşık 6,3–6,5 santimetrelik kanat açıklığına ulaşabilir ve iri çeneleriyle dikkat çeker. Tür, Alfred Russel Wallace’ın 1850’lerin sonlarında Kuzey Maluku’da topladığı bir dişi örnek sayesinde Batı bilim dünyasına girdi.

1858 mi, 1859 mu?

Modern kaynaklarda Wallace’ın örneği için hem 1858 hem 1859 tarihleri kullanılıyor. Natural History Museum Wallace’ın Bacan’da topladığı örneği türün ilk bilimsel kaydı olarak anlatırken, Re:wild örneğin 1859’da toplandığını belirtir. Bu küçük tarih farkı nedeniyle Wallace’ın dev arıyla karşılaşmasını tek bir kesin güne bağlamak güçtür; güvenle söylenebilen, örneğin 1850’lerin sonlarında toplandığıdır.

1981: Adam Messer’ın Yeniden Bulması

Tür onlarca yıl bilimsel kayıtlarda görünmedi. Amerikalı entomolog Adam Messer 1981’de Halmahera, Bacan ve Tidore çevresinde yaşayan bireyleri ve altı yuva sistemini belgeledi. Dişilerin ağaç üzerindeki termit yuvalarını kullandığını ve büyük çeneleriyle reçine taşıyarak yuva girişlerini düzenlediğini gözlemledi.

2019: İlk Canlı Fotoğraf ve Video

Ocak 2019’da araştırmacılar ve yerel rehberlerden oluşan ekip Kuzey Maluku’da yaşayan bir dişi buldu. Clay Bolt tarafından çekilen görüntüler, türün canlı hâlde yayımlanan ilk fotoğraf ve videoları oldu. Bu olay “38 yıl sonra yeniden keşif” olarak duyuruldu; ancak 2018’de özel koleksiyon piyasasında yakın tarihte toplanmış örneklerin görülmesi, türün tamamen kayıp olduğunun zaten şüpheli olduğunu gösteriyordu.

Yerel Bilgi ve Koruma

Tür bölgedeki insanlar tarafından “raja ofu”, yani “arıların kralı” adıyla biliniyor. Bu nedenle 2019 olayı hayvanın yerel insanlar tarafından ilk kez fark edilmesi değil, bilimsel olarak yaşayan bireyin yeniden belgelenmesiydi. Re:wild türü IUCN kapsamında Hassas (Vulnerable) olarak listeliyor; sınırlı ada dağılımı, habitat kaybı ve koleksiyon ticareti önemli kaygılar arasında.

Kaynaklar

Benzer İçerikler